Kahraman Tazeoğlu Gidiyorum Rose Şiiri

Kahraman Tazeoğlu Gidiyorum Rose Şiiri

Gidiyorum Rose

Gidiyorum Rose.
Talan edilmiş bir sevdanın mekanıdır şimdi yüreğim.
Bir kentin bağrına basamayacağı kadar üveyim artık.
Tanımıyor beni hiçbir sokak ve bütün apartmanlar yabancı.
Aşklar yalancı Rose,
Dönülmüş en büyük yeminlerin şahididir dilim.
Dilim kopsun sana “gelme, kal” dediğim için.
İçine sinsin içim,
Kalbinin kalıbının en güzel örneği benim…

Gidiyorum Rose.
Sızlamasın yüreğin ardımdan.
Hangi vedadan sonra eskisi gibi olabiliyor ki insan?
Kaç merhaba daha kurban edilmeli ayrılığa?
Güçlü müdür sanıyorsun göründüğü kadar geride kalan?
Kırgın olmadığını düşünme dalın, bağrından kopup giden yaprağa.
Gidiyorum Rose.
Nefret et benden ya da kırıl istersen bana.
Dizlerinde yatırmıyorsun nicedir,
Ve başımda dolanmıyor artık avuç içlerin.
Oysa insan, saçlarından başlıyor aslında kırılmaya…

Bir başka şehrin sabahından yazmıyorum bunları sana.
Aynı günün aydınlığına açıyoruz gözlerimizi.
Başka ağızlardan yüzümüze vurulan günaydınlardır farklı olan.
Isıttığımız tenler başka Rose.
Avunduğumuz omuzlar yabancı…

Hani kaburgamdan yaratıldığını söylerdin ya hep,
Göğsümü parçalaman, kaburgama sarılmak için miydi yoksa?

Sensiz günler geçmiyor bu şehirde.
Gecelerse bir karabasan, güne karanlık çökünce soluma oturan.
Uzaklık değil aramızdaki mesafeler aldanma.
Ruhlarımızın yabancılaşmasıdır elimi kolumu bağlayan.
Yine hep gittiğimiz yerlere götürüyor ayaklarım beni.
Aynı şarkılarda ağlıyorum yokluğuna sarılıp.
Ezberlediğim aynı filmler güldürüyor yalnızca yüzümü.
Ve aynı hayaller savuruyor,
Ateşe verdikten sonra arta kalan grileşmiş külümü.
Gidiyorum Rose.
Ardımdan gönderme, sakla yanağına bıraktığım o son öpüşümü…

Gidiyorum Rose.
Şimdi ceplerimde boş ellerim var.
Kal dedim sana ama dinleme beni son bir kez daha.
Kalma Rose, gel.
Başka bir çift gözde uyutma gözbebeğini.
Durma Rose, sokul ve sarıl hadi…

Ezgin KILIÇ