Bilge Tonyukuk Kimdir?

tonyukuk-aniti2-351x250Bilge Tonyukuk adı bilinen ilk Türk yazarı ve ilk Türk tarihçisidir. Tonyukuk, İlteriş Kutuğ Han, Kapağan Han, Böğü Han ve Bilge Kağan gibi dört Türk hükümdarına baş vezirlik yapmış, bazı savaşlara baş kumandan sıfatıyla katılarak bu savaşların kazanılmasında büyük vazife görmüştür.

Kendi adına diktirdiği abideye bizzat yazdıklarına göre, Tonyukuk, Çin’de doğmuş ve Çin esaretinden İlteriş Kutluğ Han’la birlikte kurtularak Türklerin birinci istiklal savaşını, bu hakanla birlikte, idare etmiştir. İlk zamanlarda ataklığı ve cesaretiyle son zamanlarda ise tecrübe ve bilgisi ile devletine ve milletine faydalı olmuştur. İyi politika bilen, halk ruhunu kavramış; Çinliler gibi dış düşmanların ve her an isyan ihtimalleri mevcut, çok sayıda Türk kavimlerinin idaresinde büyük ustalık gösteren bu aydın Türk vezirinin bütün Gök-Türk tarihinde üstün bir yeri vardır.

Bilge Tonyukuk, kendi ismiyle edebileşen kitabesini ölümünden az önce, hatırat tarzında yazarak,M.S. 720-725 yılları arasında dikmiştir. Bu abide, Moğolistan’ın Bayın Çoktu mevkiindedir. Belki de çeşitli halk kütlelerine hitap ettiği için sade ve sanatsız bir dille yazdığı kitabede Tonyukuk, mühim olarak şunları söylemektedir;

Ben, Bilge Tonyukuk, Çin’de doğdum. O Zaman Türk milleti Çin’e tabi idi. Tanrı Şöyle demişti: “Han verdim, Hanını koyup teslim oldun.” Fakat dağda taşta kalmış olanlar doplanıp yedi yüz oldu. Yedi yüz kişiyi idare eden şad, toplanın dedi. Toplayan bendim. Onu kağan mı yapayım? dedim. Düğündüm: Kişi arık boğayı, semiz boğayı ıraktan bilmek dilese hangisi semiz boğa, artık boğa bilemezmiş. Tanrı bilgi verdiği için onu kağan yaptım. Bilgide eşi, şerefte eşi bendim.

Oğuz’dan haberci geldi. Sözü Şöyleydi: “Azlık Türk milletini harekete gelmiş. Kağanı kahramanmış, veziri bilge imiş. O iki kişi var olursa Çinliyi öldürecek, Kıtayı öldürecek, beni Oğuz’u da öldürecek, siz Çinliler cenuptan, siz Kıtaylar doğudan taaruz edin ben şimalden yürüyeyim.

O Sözü işitince gece uyuyasım gelmedi. Gündüz oturasım gelmedi, Kağanıma arz ettim: Çin, Oğuz, Kıtay kavuşup gelirse tehlikede kalacağız. Birşey yufka iken toplamak kolay. Yufka kalın olursa toplamak, ince yoğun olursa kırmak güç imiş. Kağan’ım Gönlünce idare et dedi. Ötüken ormanına doğru çeri sürdüm. Oğuzlar geldi, savaştık, Tanrı yardım etti dağıttık. Bilge Tonyukuk Türk milletini Ötüken yerine getirmiş, Konmuş diye işitip cenubdaki, şimaldeki batıdaki halk geldi.

      Çin Kağanı düşmanımızdı. Ön Ok Kağanı düşmanımızdı. Güçlü Kırgız Kağan’ıda düşmanımızdı. Bu üç kağan danışıp Altın Orman üzerinde kavuşalım demişler. Türgiş Kağanı da şöyle demiş: ” Benim milletim de orada olacaktır demiş.” Düşündüm, ilk önce kırgızlara karşı çıkarız dedim. Kağanıma arz ettim. Çeri yürüttüm. Atlandırdım. Hem gündüz hem gece hızla gittik. Kırgızları ansızın bastık. Savaştık. Kargıdan geçirdik. Kağana Kırgız milleti teslim oldu baş eğdi. Döndük.

      Türgiş Kağanından haberci geldi. Sözü şöyle: ” Doğu kağanına çeri yürütelim. Kağan’ı kahramanmış. Veziri Bilge imiş. Kaçınırsak bizi öldürecek demiş. Türgiş Kağan’ı sefere çıkmış. On Ok Kağan’ı Sefere çıkmış. Çin çerisi de var imiş. Kağanım ” Ben eve doğru ineyim” dedi. Katun yok olmuştu. Onu yuğlatayım sen orduyu ilet dedi.

       Bir esir getirdiler. Sözü şöyle ” Yarış ovasında on tümen çeri toplandı. Beğler: dönelim güçsüzün kendini saklaması yeğdır, dediler. Ben, Bilge Tonyukuk: Altın ormanı aşarak geldik. İrtiş Irmağı’nı geçerek geldik. Gelenler kahraman dediler. Fakat bizi duymadılar. Tanrı, Umay, Kutlu yer ve su melekleri onlara gaflet verdi. Neye kaçacağız? Çok diye neye korkaçağız? Azız diye neye basılalım? Atılalım, dedim. Atıldık, dağıttık. Ertesi gün çok geldiler, Ateş gibi kızıp geldiler. Tanrı yarlıkadığı için çok diye biz korkmadık. Savaştık. Dağıttık. Kağan’ını tuttuk. O gece halkının hepsine haber gönderdik. o haberi işitip On Ok beğleri, halkı hep geldi, baş eğdi.

     İlteriş Kağan, bilgeliği ve kahramanlığı dolayısıyle Çinlilerle on yedi defa savaştı. Kıtaylar’la yedi defa savaşdı. Oğuzlar’la beş defa savaşdı. O zaman vezir de bendim. Baş kumandan da bendim. İlteriş Kağan’a ( Kapağan Kağan’a) Türk Böğü Kağan’a Türk Bilge Kağan’a ( Vezirlik ettim.)

          Tarı yarlıkadığı için Türk milleti içinde silahlı düşmanı gezdirmedim. Damgalı atı koşturmadım. İlteriş Kağan çalışmasaydı; ona uyarak ben kendim çalışmasaydım, iş de millet de yok olacaktı. Çalıştığı, çalıştığım için İl, iş oldu. Öillet de millet oldu. Kendim artık kocadım… Şimdi Türk Bilge Kağan, Türk müstakil milletini, Oğuz milletini iyi idare ederek tahtında oturuyor.

Bugünkü Türkçeye hemen yarı yarıya kısaltılarak çevrilmiş bu Tonyukuk kitabesi, vak’a olarak, aynı tarihi anlatır. Büyük vezir, yazısında, hükümdarlarını lüzumsuz yere öğerek bu yolda aşırı medhiyeler sıralamak gibi, ciddiyet dışı ve bir Türk Vezirine yakışmayan sözler söylememiştir. Onların kadrini bilmiş, hizmetlerini söylemiş, bu arada bilhassa kendisinin kağanlardan asla geri kalmayan hizmetlerini saymıştır. Yazısında bilgeliğe büyük değer veren Tonyukuk, bütün zaferlerinde bizzat kendi bilgeliğinden büyük yardım görmüştür. Tonyukuk Kitabesinde göze çarpan en acı nokta yine Türk kavimlerinin birbirini kırmak yolunda gayretlerini ve daha mühim olarak bu mevzuda Çinlilerle iş birliği yapmalarıdır.

Tonyukuk bütün bunları ağırbaşlı bir lisanla anlatmış, ancak büyük milli ıztıraplar karşısında ” Gece uyuyasım gelmedi, Gündüz oturasım gelmedi.” gibi sözlerle duygusunu ifade etmiştir. Sözlerinin halk içinde tesirini arttırmak için sık sık atasözlerini kullanması, belki de halk diliyle yazılan kitabenin yine halk üslubuna uygun tabii lisanındandır.

Bilge Tonyukuk, edebiyatımızda yalnız adı bilinen ilk yazar değil, aynı zamanda ilk hatırat yazarı ve ilk tarih müellifi’dir. Taş üzerine yazıldığı için kısa fakat kesin cümlelerle ve kısa tutularak yazılmış bu tarih, nice büyük tarihlerin aydınlatamayacağı ölçüde kuvvetli çizgilerle, çok şeyler söylemektedir.